Galatasaray 1-2 Başakşehir


    Mağlubiyetlerden sonra eksikleri dillendirmek çok kolay oluyor. Maç içinde değişen, gelişen olayları unutup skora göre futbolcular, teknik direktör kolayca en dibe gönderilebiliyor. Bu yazıda bu anlayışı görmeyeceksiniz. En azından artılar eksiler olarak bakacağım. Bizim oyun karakterimiz belli topa sahip olup, oyunu rakip sahada oynuyoruz. Şimdiye kadar en belirgin gol pozisyonu üretme yöntemimiz Bruma'nın driplingleriydi. Bu maçta ilk yarı gayet güzel bir oyun vardı. Golü duran toptan bulduk ancak istekli oyunla Başakşehir'i sahasından çıkarmadık. Golü duran toptan bulduk ancak hemen gol yeme hastalığımıza yakalandık. İlk baskımız devam etti ancak son maçlarda formsuz olan Eren çok net pozisyonu atamayınca beraberlikle ilk yarıyı bitirdik.




      İkinci yarıda daha dirençli top oynayan Başakşehir, Muslera'nın bu yıl edindiği çalım atma sevdasından kazandığı serbest vuruş ile öne geçti. Ancak bu golde Muslera kadar Yalçın'a bomboş vurduran savunmayı görmezden gelemeyeceğim. Bu takımın en sorunlu bölgesi savunma nedeniyle neredeyse her maç ortalama bir gol yediriyorlar. Gol yemek normal ancak her golde hata olması çözüm bulmak için çok çalışılmalı mesajı veriyor.




     Golden sonra Galatasaray topa sahip olsa da daha önce bahsettiğim gibi etkili olamadı. Böyle oynamayı tercih eden takımların orta sahaları delici olmazsa pozisyon kıtlığı çekeriz. Sneijder'in maç sonu takım arkadaşlarına yaptığı serzenişi kendisine de yapması lazım. Yenilgi anlaşılabilir ancak maç sonuna kadar pozisyonu bulamayan Galatasaray çok ciddi kötü sinyaller veriyor. Riki Bey, bu problemleri bir an önce çözmesi lazım. Önümüzdeki 3-4 maçlık periyot bizi kaosa sürükleyebilir.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

TRANSFER SEZONU BAŞLADI

En İyi Transfer: Fatih Terim